|
ANAYASADAKİ
TEMEL
HAK
VE
ÖZGÜRLÜKLER
Devletin
şekli
MADDE
1. –
Türkiye
Devleti
bir
Cumhuriyettir.
Cumhuriyetin
nitelikleri
MADDE
2. –
Türkiye
Cumhuriyeti,
toplumun
huzuru,
millî
dayanışma
ve
adalet
anlayışı
içinde,
insan
haklarına
saygılı,
Atatürk
milliyetçiliğine
bağlı,
başlangıçta
belirtilen
temel
ilkelere
dayanan,
demokratik,
lâik
ve
sosyal
bir
hukuk
Devletidir.
Devletin
bütünlüğü,
resmî
dili,
bayrağı,
millî
marşı
ve
başkenti
MADDE
3. –
Türkiye
Devleti,
ülkesi
ve
milletiyle
bölünmez
bir
bütündür.
Dili
Türkçe’dir.
Bayrağı,
şekli
kanununda
belirtilen,
beyaz
ay
yıldızlı
al
bayraktır.
Millî
marşı
“İstiklal
Marşı”dır.
Başkenti
Ankara’dır.
Değiştirilemeyecek
hükümler
MADDE
4. –
Anayasanın
1
inci
maddesindeki
Devletin
şeklinin
Cumhuriyet
olduğu
hakkındaki
hüküm
ile,
2
nci
maddesindeki
Cumhuriyetin
nitelikleri
ve 3
üncü
maddesi
hükümleri
değiştirilemez
ve
değiştirilmesi
teklif
edilemez.
Devletin
temel
amaç
ve
görevleri
MADDE
5. –
Devletin
temel
amaç
ve
görevleri,
Türk
Milletinin
bağımsızlığını
ve
bütünlüğünü,
ülkenin
bölünmezliğini,
Cumhuriyeti
ve
demokrasiyi
korumak,
kişilerin
ve
toplumun
refah,
huzur
ve
mutluluğunu
sağlamak;
kişinin
temel
hak
ve
hürriyetlerini,
sosyal
hukuk
devleti
ve
adalet
ilkeleriyle
bağdaşmayacak
surette
sınırlayan
siyasal,
ekonomik
ve
sosyal
engelleri
kaldırmaya,
insanın
maddî
ve
manevî
varlığının
gelişmesi
için
gerekli
şartları
hazırlamaya
çalışmaktır.
Egemenlik
MADDE
6. –
Egemenlik,
kayıtsız
şartsız
Milletindir.
Türk
Milleti,
egemenliğini,
Anayasanın
koyduğu
esaslara
göre,
yetkili
organları
eliyle
kullanır.
Egemenliğin
kullanılması,
hiçbir
surette
hiçbir
kişiye,
zümreye
veya
sınıfa
bırakılamaz.
Hiçbir
kimse
veya
organ
kaynağını
Anayasadan
almayan
bir
Devlet
yetkisi
kullanamaz.
Kanun
önünde
eşitlik
MADDE
10.
–
Herkes,
dil,
ırk,
renk,
cinsiyet,
siyasî
düşünce,
felsefî
inanç,
din,
mezhep
ve
benzeri
sebeplerle
ayırım
gözetilmeksizin
kanun
önünde
eşittir.
(Ek:
7.5.2004-5170/1
md.)Kadınlar
ve
erkekler
eşit
haklara
sahiptir.
Devlet,
bu
eşitliğin
yaşama
geçmesini
sağlamakla
yükümlüdür.
Hiçbir
kişiye,
aileye,
zümreye
veya
sınıfa
imtiyaz
tanınamaz.
Devlet
organları
ve
idare
makamları
bütün
işlemlerinde
kanun
önünde
eşitlik
ilkesine
uygun
olarak
hareket
etmek
zorundadırlar.
Anayasanın
bağlayıcılığı
ve
üstünlüğü
MADDE
11.
–
Anayasa
hükümleri,
yasama,
yürütme
ve
yargı
organlarını,
idare
makamlarını
ve
diğer
kuruluş
ve
kişileri
bağlayan
temel
hukuk
kurallarıdır.
Kanunlar
Anayasaya
aykırı
olamaz.
Temel
hak
ve
hürriyetlerin
niteliği
MADDE
12.
–
Herkes,
kişiliğine
bağlı,
dokunulmaz,
devredilmez,
vazgeçilmez
temel
hak
ve
hürriyetlere
sahiptir.
Temel
hak
ve
hürriyetler,
kişinin
topluma,
ailesine
ve
diğer
kişilere
karşı
ödev
ve
sorumluluklarını
da
ihtiva
eder.
Temel
hak
ve
hürriyetlerin
sınırlanması
MADDE
13.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/2
md.)
Temel
hak
ve
hürriyetler,
özlerine
dokunulmaksızın
yalnızca
Anayasanın
ilgili
maddelerinde
belirtilen
sebeplere
bağlı
olarak
ve
ancak
kanunla
sınırlanabilir.
Bu
sınırlamalar,
Anayasanın
sözüne
ve
ruhuna,
demokratik
toplum
düzeninin
ve
lâik
Cumhuriyetin
gereklerine
ve
ölçülülük
ilkesine
aykırı
olamaz.
Temel
hak
ve
hürriyetlerin
kötüye
kullanılamaması
MADDE
14.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/3
md.)
Anayasada
yer
alan
hak
ve
hürriyetlerden
hiçbiri,
Devletin
ülkesi
ve
milletiyle
bölünmez
bütünlüğünü
bozmayı
ve
insan
haklarına
dayanan
demokratik
ve
lâik
Cumhuriyeti
ortadan
kaldırmayı
amaçlayan
faaliyetler
biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa
hükümlerinden
hiçbiri,
Devlete
veya
kişilere,
Anayasayla
tanınan
temel
hak
ve
hürriyetlerin
yok
edilmesini
veya
Anayasada
belirtilenden
daha
geniş
şekilde
sınırlandırılmasını
amaçlayan
bir
faaliyette
bulunmayı
mümkün
kılacak
şekilde
yorumlanamaz.
Bu
hükümlere
aykırı
faaliyette
bulunanlar
hakkında
uygulanacak
müeyyideler,
kanunla
düzenlenir.
Temel
hak
ve
hürriyetlerin
kullanılmasının
durdurulması
MADDE
15.
–
Savaş,
seferberlik,
sıkıyönetim
veya
olağanüstü
hallerde,
milletlerarası
hukuktan
doğan
yükümlülükler
ihlâl
edilmemek
kaydıyla,
durumun
gerektirdiği
ölçüde
temel
hak
ve
hürriyetlerin
kullanılması
kısmen
veya
tamamen
durdurulabilir
veya
bunlar
için
Anayasada
öngörülen
güvencelere
aykırı
tedbirler
alınabilir.
(Değişik:
7.5.2004-5170/2
md.)Birinci
fıkrada
belirlenen
durumlarda
da,
savaş
hukukuna
uygun
fiiller
sonucu
meydana
gelen
ölümler
dışında,
kişinin
yaşama
hakkına,
maddî
ve
manevî
varlığının
bütünlüğüne
dokunulamaz;
kimse
din,
vicdan,
düşünce
ve
kanaatlerini
açıklamaya
zorlanamaz
ve
bunlardan
dolayı
suçlanamaz;
suç
ve
cezalar
geçmişe
yürütülemez;
suçluluğu
mahkeme
kararı
ile
saptanıncaya
kadar
kimse
suçlu
sayılamaz.
Yabancıların
durumu
MADDE 16. – Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı
MADDE
17.
–
Herkes,
yaşama,
maddî
ve
manevî
varlığını
koruma
ve
geliştirme
hakkına
sahiptir.
Tıbbî
zorunluluklar
ve
kanunda
yazılı
haller
dışında,
kişinin
vücut
bütünlüğüne
dokunulamaz;
rızası
olmadan
bilimsel
ve
tıbbî
deneylere
tâbi
tutulamaz.
Kimseye
işkence
ve
eziyet
yapılamaz;
kimse
insan
haysiyetiyle
bağdaşmayan
bir
cezaya
veya
muameleye
tâbi
tutulamaz.
(Değişik: 7.5.2004-5170/3 md.)Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
Zorla
çalıştırma
yasağı
MADDE
18.
–
Hiç
kimse
zorla
çalıştırılamaz.
Angarya
yasaktır.
Şekil
ve
şartları
kanunla
düzenlenmek
üzere
hükümlülük
veya
tutukluluk
süreleri
içindeki
çalıştırmalar;
olağanüstü
hallerde
vatandaşlardan
istenecek
hizmetler;
ülke
ihtiyaçlarının
zorunlu
kıldığı
alanlarda
öngörülen
vatandaşlık
ödevi
niteliğindeki
beden
ve
fikir
çalışmaları,
zorla
çalıştırma
sayılmaz.
Kişi
hürriyeti
ve
güvenliği
MADDE
19.
–
Herkes,
kişi
hürriyeti
ve
güvenliğine
sahiptir.
Şekil
ve
şartları
kanunda
gösterilen
:
Mahkemelerce
verilmiş
hürriyeti
kısıtlayıcı
cezaların
ve
güvenlik
tedbirlerinin
yerine
getirilmesi;
bir
mahkeme
kararının
veya
kanunda
öngörülen
bir
yükümlülüğün
gereği
olarak
ilgilinin
yakalanması
veya
tutuklanması;
bir
küçüğün
gözetim
altında
ıslahı
veya
yetkili
merci
önüne
çıkarılması
için
verilen
bir
kararın
yerine
getirilmesi;
toplum
için
tehlike
teşkil
eden
bir
akıl
hastası,
uyuşturucu
madde
veya
alkol
tutkunu,
bir
serseri
veya
hastalık
yayabilecek
bir
kişinin
bir
müessesede
tedavi,
eğitim
veya
ıslahı
için
kanunda
belirtilen
esaslara
uygun
olarak
alınan
tedbirin
yerine
getirilmesi;
usulüne
aykırı
şekilde
ülkeye
girmek
isteyen
veya
giren,
ya
da
hakkında
sınır
dışı
etme
yahut
geri
verme
kararı
verilen
bir
kişinin
yakalanması
veya
tutuklanması;
halleri
dışında
kimse
hürriyetinden
yoksun
bırakılamaz.
Suçluluğu
hakkında
kuvvetli
belirti
bulunan
kişiler,
ancak
kaçmalarını,
delillerin
yok
edilmesini
veya
değiştirilmesini
önlemek
maksadıyla
veya
bunlar
gibi
tutuklamayı
zorunlu
kılan
ve
kanunda
gösterilen
diğer
hallerde
hâkim
kararıyla
tutuklanabilir.
Hâkim
kararı
olmadan
yakalama,
ancak
suçüstü
halinde
veya
gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde
yapılabilir;
bunun
şartlarını
kanun
gösterir.
Yakalanan
veya
tutuklanan
kişilere,
yakalama
veya
tutuklama
sebepleri
ve
haklarındaki
iddialar
herhalde
yazılı
ve
bunun
hemen
mümkün
olmaması
halinde
sözlü
olarak
derhal,
toplu
suçlarda
en
geç
hâkim
huzuruna
çıkarılıncaya
kadar
bildirilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4
md.)
Yakalanan
veya
tutuklanan
kişi,
tutulma
yerine
en
yakın
mahkemeye
gönderilmesi
için
gerekli
süre
hariç
en
geç
kırksekiz
saat
ve
toplu
olarak
işlenen
suçlarda
en
çok
dört
gün
içinde
hâkim
önüne
çıkarılır.
Kimse,
bu
süreler
geçtikten
sonra
hâkim
kararı
olmaksızın
hürriyetinden
yoksun
bırakılamaz.
Bu
süreler
olağanüstü
hal,
sıkıyönetim
ve
savaş
hallerinde
uzatılabilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4
md.)
Kişinin
yakalandığı
veya
tutuklandığı,
yakınlarına
derhal
bildirilir.
Tutuklanan
kişilerin,
makul
süre
içinde
yargılanmayı
ve
soruşturma
veya
kovuşturma
sırasında
serbest
bırakılmayı
isteme
hakları
vardır.
Serbest
bırakılma
ilgilinin
yargılama
süresince
duruşmada
hazır
bulunmasını
veya
hükmün
yerine
getirilmesini
sağlamak
için
bir
güvenceye
bağlanabilir.
Her
ne
sebeple
olursa
olsun,
hürriyeti
kısıtlanan
kişi,
kısa
sürede
durumu
hakkında
karar
verilmesini
ve
bu
kısıtlamanın
kanuna
aykırılığı
halinde
hemen
serbest
bırakılmasını
sağlamak
amacıyla
yetkili
bir
yargı
merciine
başvurma
hakkına
sahiptir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/4
md.)
Bu
esaslar
dışında
bir
işleme
tâbi
tutulan
kişilerin
uğradıkları
zarar,
tazminat
hukukunun
genel
prensiplerine
göre,
Devletçe
ödenir.
Özel
hayatın
gizliliği
ve
korunması
A-
Özel
hayatın
gizliliği
MADDE
20.
–
Herkes,
özel
hayatına
ve
aile
hayatına
saygı
gösterilmesini
isteme
hakkına
sahiptir.
Özel
hayatın
ve
aile
hayatının
gizliliğine
dokunulamaz.
(Değişik:
3.10.2001-4709/5
md.)
Millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
suç
işlenmesinin
önlenmesi,
genel
sağlık
ve
genel
ahlâkın
korunması
veya
başkalarının
hak
ve
özgürlüklerinin
korunması
sebeplerinden
biri
veya
birkaçına
bağlı
olarak,
usulüne
göre
verilmiş
hâkim
kararı
olmadıkça;
yine
bu
sebeplere
bağlı
olarak
gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde
de
kanunla
yetkili
kılınmış
merciin
yazılı
emri
bulunmadıkça;
kimsenin
üstü,
özel
kâğıtları
ve
eşyası
aranamaz
ve
bunlara
el
konulamaz.
Yetkili
merciin
kararı
yirmidört
saat
içinde
görevli
hâkimin
onayına
sunulur.
Hâkim,
kararını
el
koymadan
itibaren
kırksekiz
saat
içinde
açıklar;
aksi
halde,
el
koyma
kendiliğinden
kalkar.
B.
Konut
dokunulmazlığı
MADDE
21.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/6
md.)
Kimsenin
konutuna
dokunulamaz.
Millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
suç
işlenmesinin
önlenmesi,
genel
sağlık
ve
genel
ahlâkın
korunması
veya
başkalarının
hak
ve
özgürlüklerinin
korunması
sebeplerinden
biri
veya
birkaçına
bağlı
olarak
usulüne
göre
verilmiş
hâkim
kararı
olmadıkça;
yine
bu
sebeplere
bağlı
olarak
gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde
de
kanunla
yetkili
kılınmış
merciin
yazılı
emri
bulunmadıkça;
kimsenin
konutuna
girilemez,
arama
yapılamaz
ve
buradaki
eşyaya
el
konulamaz.
Yetkili
merciin
kararı
yirmidört
saat
içinde
görevli
hâkimin
onayına
sunulur.
Hâkim,
kararını
el
koymadan
itibaren
kırksekiz
saat
içinde
açıklar;
aksi
halde,
el
koyma
kendiliğinden
kalkar.
C.
Haberleşme
hürriyeti
MADDE
22.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/7
md.)
Herkes,
haberleşme
hürriyetine
sahiptir.
Haberleşmenin
gizliliği
esastır.
Millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
suç
işlenmesinin
önlenmesi,
genel
sağlık
ve
genel
ahlâkın
korunması
veya
başkalarının
hak
ve
özgürlüklerinin
korunması
sebeplerinden
biri
veya
birkaçına
bağlı
olarak
usulüne
göre
verilmiş
hâkim
kararı
olmadıkça;
yine
bu
sebeplere
bağlı
olarak
gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde
de
kanunla
yetkili
kılınmış
merciin
yazılı
emri
bulunmadıkça;
haberleşme
engellenemez
ve
gizliliğine
dokunulamaz.
Yetkili
merciin
kararı
yirmidört
saat
içinde
görevli
hâkimin
onayına
sunulur.
Hâkim,
kararını
kırksekiz
saat
içinde
açıklar;
aksi
halde,
karar
kendiliğinden
kalkar.
İstisnaların
uygulanacağı
kamu
kurum
ve
kuruluşları
kanunda
belirtilir.
Yerleşme
ve
seyahat
hürriyeti
MADDE
23.
–
Herkes,
yerleşme
ve
seyahat
hürriyetine
sahiptir.
Yerleşme
hürriyeti,
suç
işlenmesini
önlemek,
sosyal
ve
ekonomik
gelişmeyi
sağlamak,
sağlıklı
ve
düzenli
kentleşmeyi
gerçekleştirmek
ve
kamu
mallarını
korumak;
Seyahat
hürriyeti,
suç
soruşturma
ve
kovuşturması
sebebiyle
ve
suç
işlenmesini
önlemek;
Amaçlarıyla
kanunla
sınırlanabilir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/8
md.)
Vatandaşın
yurt
dışına
çıkma
hürriyeti,
vatandaşlık
ödevi
ya
da
ceza
soruşturması
veya
kovuşturması
sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
Din
ve
vicdan
hürriyeti
MADDE
24.
–
Herkes,
vicdan,
dinî
inanç
ve
kanaat
hürriyetine
sahiptir.
14
üncü
madde
hükümlerine
aykırı
olmamak
şartıyla
ibadet,
dinî
âyin
ve
törenler
serbesttir.
Kimse,
ibadete,
dinî
âyin
ve
törenlere
katılmaya,
dinî
inanç
ve
kanaatlerini
açıklamaya
zorlanamaz;
dinî
inanç
ve
kanaatlerinden
dolayı
kınanamaz
ve
suçlanamaz.
Din
ve
ahlâk
eğitim
ve
öğretimi
Devletin
gözetim
ve
denetimi
altında
yapılır.
Din
kültürü
ve
ahlâk
öğretimi
ilk
ve
orta-öğretim
kurumlarında
okutulan
zorunlu
dersler
arasında
yer
alır.
Bunun
dışındaki
din
eğitim
ve
öğretimi
ancak,
kişilerin
kendi
isteğine,
küçüklerin
de
kanunî
temsilcisinin
talebine
bağlıdır.
Kimse,
Devletin
sosyal,
ekonomik,
siyasî
veya
hukukî
temel
düzenini
kısmen
de
olsa,
din
kurallarına
dayandırma
veya
siyasî
veya
kişisel
çıkar
yahut
nüfuz
sağlama
amacıyla
her
ne
suretle
olursa
olsun,
dini
veya
din
duygularını
yahut
dince
kutsal
sayılan
şeyleri
istismar
edemez
ve
kötüye
kullanamaz.
Düşünce
ve
kanaat
hürriyeti
MADDE
25.
–
Herkes,
düşünce
ve
kanaat
hürriyetine
sahiptir.
Her
ne
sebep
ve
amaçla
olursa
olsun
kimse,
düşünce
ve
kanaatlerini
açıklamaya
zorlanamaz;
düşünce
ve
kanaatleri
sebebiyle
kınanamaz
ve
suçlanamaz.
Düşünceyi
açıklama
ve
yayma
hürriyeti
MADDE
26.
–
Herkes,
düşünce
ve
kanaatlerini
söz,
yazı,
resim
veya
başka
yollarla
tek
başına
veya
toplu
olarak
açıklama
ve
yayma
hakkına
sahiptir.
Bu
hürriyet
resmî
makamların
müdahalesi
olmaksızın
haber
veya
fikir
almak
ya
da
vermek
serbestliğini
de
kapsar.
Bu
fıkra
hükmü,
radyo,
televizyon,
sinema
veya
benzeri
yollarla
yapılan
yayımların
izin
sistemine
bağlanmasına
engel
değildir.
(Değişik:
3.10.2001-4709/9
md.)
Bu
hürriyetlerin
kullanılması,
millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
kamu
güvenliği,
Cumhuriyetin
temel
nitelikleri
ve
Devletin
ülkesi
ve
milleti
ile
bölünmez
bütünlüğünün
korunması,
suçların
önlenmesi,
suçluların
cezalandırılması,
Devlet
sırrı
olarak
usulünce
belirtilmiş
bilgilerin
açıklanmaması,
başkalarının
şöhret
veya
haklarının,
özel
ve
aile
hayatlarının
yahut
kanunun
öngördüğü
meslek
sırlarının
korunması
veya
yargılama
görevinin
gereğine
uygun
olarak
yerine
getirilmesi
amaçlarıyla
sınırlanabilir.
Haber
ve
düşünceleri
yayma
araçlarının
kullanılmasına
ilişkin
düzenleyici
hükümler,
bunların
yayımını
engellememek
kaydıyla,
düşünceyi
açıklama
ve
yayma
hürriyetinin
sınırlanması
sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.
Basın
hürriyeti
MADDE
28.
–
Basın
hürdür,
sansür
edilemez.
Basımevi
kurmak
izin
alma
ve
malî
teminat
yatırma
şartına
bağlanamaz.
Devlet,
basın
ve
haber
alma
hürriyetlerini
sağlayacak
tedbirleri
alır.
Basın
hürriyetinin
sınırlanmasında,
Anayasanın
26
ve
27
nci
maddeleri
hükümleri
uygulanır.
Devletin
iç
ve
dış
güvenliğini,
ülkesi
ve
milletiyle
bölünmez
bütünlüğünü
tehdit
eden
veya
suç
işlemeye
ya
da
ayaklanma
veya
isyana
teşvik
eder
nitelikte
olan
veya
Devlete
ait
gizli
bilgilere
ilişkin
bulunan
her
türlü
haber
veya
yazıyı,
yazanlar
veya
bastıranlar
veya
aynı
amaçla,
basanlar,
başkasına
verenler,
bu
suçlara
ait
kanun
hükümleri
uyarınca
sorumlu
olurlar.
Tedbir
yolu
ile
dağıtım
hâkim
kararıyla;
gecikmesinde
sakınca
bulunan
hallerde
de
kanunun
açıkça
yetkili
kıldığı
merciin
emriyle
önlenebilir.
Dağıtımı
önleyen
yetkili
merci,
bu
kararını
en
geç
yirmidört
saat
içinde
yetkili
hâkime
bildirir.
Yetkili
hâkim
bu
kararı
en
geç
kırksekiz
saat
içinde
onaylamazsa,
dağıtımı
önleme
kararı
hükümsüz
sayılır.
Düzeltme
ve
cevap
hakkı
MADDE
32.
–
Düzeltme
ve
cevap
hakkı,
ancak
kişilerin
haysiyet
ve
şereflerine
dokunulması
veya
kendileriyle
ilgili
gerçeğe
aykırı
yayınlar
yapılması
hallerinde
tanınır
ve
kanunla
düzenlenir.
Düzeltme
ve
cevap
yayımlanmazsa,
yayımlanmasının
gerekip
gerekmediğine
hâkim
tarafından
ilgilinin
müracaat
tarihinden
itibaren
en
geç
yedi
gün
içerisinde
karar
verilir.
Toplantı
hak
ve
hürriyetleri
A.
Dernek
kurma
hürriyeti
MADDE
33.
–
(Değişik:
23.7.1995-4121/2
md.;
3.10.2001-4709/12
md.)
Herkes,
önceden
izin
almaksızın
dernek
kurma
ve
bunlara
üye
olma
ya
da
üyelikten
çıkma
hürriyetine
sahiptir.
Hiç
kimse
bir
derneğe
üye
olmaya
ve
dernekte
üye
kalmaya
zorlanamaz.
Dernek
kurma
hürriyeti
ancak,
millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
suç
işlenmesinin
önlenmesi,
genel
sağlık
ve
genel
ahlâk
ile
başkalarının
hürriyetlerinin
korunması
sebepleriyle
ve
kanunla
sınırlanabilir.
Dernek
kurma
hürriyetinin
kullanılmasında
uygulanacak
şekil,
şart
ve
usuller
kanunda
gösterilir.
Dernekler,
kanunun
öngördüğü
hallerde
hâkim
kararıyla
kapatılabilir
veya
faaliyetten
alıkonulabilir.
Ancak,
millî
güvenliğin,
kamu
düzeninin,
suç
işlenmesini
veya
suçun
devamını
önlemenin
yahut
yakalamanın
gerektirdiği
hallerde
gecikmede
sakınca
varsa,
kanunla
bir
merci,
derneği
faaliyetten
men
ile
yetkilendirilebilir.
Bu
merciin
kararı,
yirmidört
saat
içinde
görevli
hâkimin
onayına
sunulur.
Hâkim,
kararını
kırksekiz
saat
içinde
açıklar;
aksi
halde,
bu
idarî
karar
kendiliğinden
yürürlükten
kalkar.
Birinci
fıkra
hükmü,
Silahlı
Kuvvetler
ve
kolluk
kuvvetleri
mensuplarına
ve
görevlerinin
gerektirdiği
ölçüde
Devlet
memurlarına
kanunla
sınırlamalar
getirilmesine
engel
değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
B.
Toplantı
ve
gösteri
yürüyüşü
düzenleme
hakkı
MADDE
34.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/13
md.)
Herkes,
önceden
izin
almadan,
silahsız
ve
saldırısız
toplantı
ve
gösteri
yürüyüşü
düzenleme
hakkına
sahiptir.
Toplantı
ve
gösteri
yürüyüşü
hakkı
ancak,
millî
güvenlik,
kamu
düzeni,
suç
işlenmesinin
önlenmesi,
genel
sağlığın
ve
genel
ahlâkın
veya
başkalarının
hak
ve
özgürlüklerinin
korunması
amacıyla
ve
kanunla
sınırlanabilir.
Toplantı
ve
gösteri
yürüyüşü
düzenleme
hakkının
kullanılmasında
uygulanacak
şekil,
şart
ve
usuller
kanunda
gösterilir.
Mülkiyet
hakkı
MADDE
35.
–
Herkes,
mülkiyet
ve
miras
haklarına
sahiptir.
Bu
haklar,
ancak
kamu
yararı
amacıyla,
kanunla
sınırlanabilir.
Mülkiyet
hakkının
kullanılması
toplum
yararına
aykırı
olamaz.
Hakların
korunması
ile
ilgili
hürriyetler
A.
Hak
arama
hürriyeti
MADDE
36.
–
(Değişik:
3.10.2001-4709/14
md.)
Herkes,
meşrû
vasıta
ve
yollardan
faydalanmak
suretiyle
yargı
mercileri
önünde
davacı
veya
davalı
olarak
iddia
ve
savunma
ile
adil
yargılanma
hakkına
sahiptir.
Hiçbir
mahkeme,
görev
ve
yetkisi
içindeki
davaya
bakmaktan
kaçınamaz.
Hakların
korunması
ile
ilgili
hürriyetler
B.
Kanunî
hâkim
güvencesi
MADDE
37.
–
Hiç
kimse
kanunen
tâbi
olduğu
mahkemeden
başka
bir
merci
önüne
çıkarılamaz.
Bir
kimseyi
kanunen
tâbi
olduğu
mahkemeden
başka
bir
merci
önüne
çıkarma
sonucunu
doğuran
yargı
yetkisine
sahip
olağanüstü
merciler
kurulamaz.
C.
Suç
ve
cezalara
ilişkin
esaslar
MADDE
38.
–
Kimse,
işlendiği
zaman
yürürlükte
bulunan
kanunun
suç
saymadığı
bir
fiilden
dolayı
cezalandırılamaz;
kimseye
suçu
işlediği
zaman
kanunda
o
suç
için
konulmuş
olan
cezadan
daha
ağır
bir
ceza
verilemez.
Suç
ve
ceza
zamanaşımı
ile
ceza
mahkûmiyetinin
sonuçları
konusunda
da
yukarıdaki
fıkra
uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu
hükmen
sabit
oluncaya
kadar,
kimse
suçlu
sayılamaz.
Hiç
kimse
kendisini
ve
kanunda
gösterilen
yakınlarını
suçlayan
bir
beyanda
bulunmaya
veya
bu
yolda
delil
göstermeye
zorlanamaz.
(Ek:
3.10.2001-4709/15
md.)
Kanuna
aykırı
olarak
elde
edilmiş
bulgular,
delil
olarak
kabul
edilemez.
Ceza
sorumluluğu
şahsîdir.
(Ek:
3.10.2001-4709/15
md.)
Hiç
kimse,
yalnızca
sözleşmeden
doğan
bir
yükümlülüğü
yerine
getirememesinden
dolayı
özgürlüğünden
alıkonulamaz.
(Değişik:
7.5.2004-5170/5
md.)Ölüm
cezası
ve
genel
müsadere
cezası
verilemez.
İdare,
kişi
hürriyetinin
kısıtlanması
sonucunu
doğuran
bir
müeyyide
uygulayamaz.
Silahlı
Kuvvetlerin
iç
düzeni
bakımından
bu
hükme
kanunla
istisnalar
getirilebilir.
(Değişik:
7.5.2004-5170/5
md.)Uluslararası
Ceza
Divanına
taraf
olmanın
gerektirdiği
yükümlülükler
hariç
olmak
üzere
vatandaş,
suç
sebebiyle
yabancı
bir
ülkeye
verilemez.
İspat
hakkı
MADDE
39.
–
Kamu
görev
ve
hizmetinde
bulunanlara
karşı,
bu
görev
ve
hizmetin
yerine
getirilmesiyle
ilgili
olarak
yapılan
isnatlardan
dolayı
açılan
hakaret
davalarında,
sanık,
isnadın
doğruluğunu
ispat
hakkına
sahiptir.
Bunun
dışındaki
hallerde
ispat
isteminin
kabulü,
ancak
isnat
olunan
fiilin
doğru
olup
olmadığının
anlaşılmasında
kamu
yararı
bulunmasına
veya
şikâyetçinin
ispata
razı
olmasına
bağlıdır.
Temel
hak
ve
hürriyetlerin
korunması
MADDE
40.
–
Anayasa
ile
tanınmış
hak
ve
hürriyetleri
ihlâl
edilen
herkes,
yetkili
makama
geciktirilmeden
başvurma
imkânının
sağlanmasını
isteme
hakkına
sahiptir.
(Ek:
3.10.2001-4709/16
md.)
Devlet,
işlemlerin-
de,
ilgili
kişilerin
hangi
kanun
yolları
ve
mercilere
başvuracağını
ve
sürelerini
belirtmek
zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.
|