TARIM Tarımın, geleneksel toplumdan kalkınmakta olan topluma geçişte temel bir işlev üstlenmesi, sanayi devriminden itibaren kalkınmaya ivme kazandırıcı öncü sektör olması, tarıma dayalı kalkınma stratejisinin benimsenmesine neden olmuştur. Böylece tarım sektörü hem daha fazla besin maddesi üreterek artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayabilecek, hem de tarımsal ürün fazlasının ihraç edilmesi neticesi bölgede gelir düzeyi artacaktır. Sanayi kesimi ise tarım kesiminin ihtiyaç duyduğu yatırım mallarını ve makineleri üretecek; tarımsal girdilerin kullanıldığı sanayiler gelişme gösterebilecektir. Bölgenin tarımsal üretim hacmindeki artışı, kişi başına harcanabilir gelir düzeyinde de artış yaratacağından sanayi ve hizmetler sektörü için gerekli talep karşılanabilecek; bu sektörlerin gelişimi ise başta işgücü olmak üzere üretim faktörlerinin tam kapasite ile kullanımına imkan verebilecektir. Türkiye nüfusun ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımına bakıldığında, yaklaşık olarak %50’sinin tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık gibi tarımsal ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğu görülmektedir. Bu oran Doğu Anadolu Bölgesi’nde %75.7; Karadeniz Bölgesi’nde %74; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise %70.8 dir. Tarımsal ağırlıklı ekonomik faaliyetlerin bu bölgelerde hakim olmasına rağmen, elverişli iklim şartlarının ve toprakların yetersiz olması veya yağış eksikliği, kalifiye işgücü yetersizliği, kaliteli tarımsal girdi teminindeki güçlükler ve çeşitli idari problemler; tarımsal üretim ve katma değer artışının yeterli seviyede gerçekleşmemesinin temel nedenleridir. Çayır ve meraların yetersizliği ve mevcutlarının da dejenerasyonu gibi nedenlerle hayvancılık, gittikçe gerilemektedir. Entansif hayvancılığa yönelik kredilerin yetersiz kalması, tahsis edilmiş kredilerin ise bilgi eksikliğinden dolayı yerinde kullanılmamış olması; mera hayvancılığını sürdürme koşullarının köylerin boşalması nedeni ile azalmış olması, sektördeki gerilemenin başlıca nedenleri arasındadır. Ekonominin en önemli itici gücü olan tarım, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ekonomik, sosyal ve kültürel yönleriyle önemini birinci sırada muhafaza etmektedir. Erzincan İlinde faal nüfusun %55’i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Erzincan’ın ülke çapındaki tarımsal üretimdeki payı %1 civarındadır. Bu nedenle Doğu Anadolu Bölgesi’nin fazla gelişmemiş illeri arasında yer almaktadır. Tarımdan sağlanan gayrisafi hasıla il gelirinin yaklaşık %55’ini oluşturmakta, bunun da %65’i bitkisel %35’i hayvansal ürünlerden sağlanmaktadır. Geri kalan %7 inşaat, %8 sanayi, %18 devlet hizmetleri, %11 ticaret, %5 ulaştırma ve haberleşme hizmetleridir. Erzincan ili Doğu Anadolu Bölgesi içersinde genelde karasal iklim özelliği göstermekle beraber, arazinin %59.6 sı dağ, %26.4’ü plato, %5.4’ü yayla, %8.6 ovalarıyla birbirinden farklı iklim karakterlerine sahiptir. Erzincan ovası, jeomorfolojik yapısıyla, Doğu Anadolu Bölgesi içersinde polikültürün yapıldığı bir karakter göstermektedir. Genellikle ilin bahçe bitkileri tarımının yapıldığı yer merkez ovadır. Ovanın taban yüksekliği ortalama 1200 metre civarındadır. Kuzeyinde Ahi, Spikor, Keşiş; güneyinde Munzur ve Mercan dağlarıyla çevrilmiştir. Ancak Fırat vadisiyle Tercan ovasına, kuzeybatısındaki Çardaklı Boğazı ile Refahiye ilçesine açık bulunmaktadır. Ovada meyvecilik yapılan arazi genellikle yamaç ve teras arazileri olup, ovanın kuzey ve güneyinde uzanan dağ eteklerinde olmaktadır.
ARAZİ DAĞILIMI
TARIM ALANLARININ KULLANILIŞ AMAÇLARINA GÖRE DAĞILIMI
Erzincan Ovasının su kaynakları açısından zengin olması, sulu tarım imkanı vermektedir. İlin toplam tarım alanı olan 202.704 hektarın (il yüzölçümünün %17.1’i) özellikle Erzincan ovası bölümü tamamen sulanabilmektedir. 2003 yılı sonu itibarıyla sulanabilir toplam 137.857 hektar arazinin 100.198 hektarı sulu, 37.659 hektarı sulanamayan tarım alanıdır. BİTKİ ÖRTÜSÜ Erzincan ili, doğal bitki örtüsü yönünden çok yoksuldur. Tektonik bir yapı üzerinde yer alan il topraklarının önemli bir bölümü genç ve verimli olduğundan doğal bitki örtüsünün zengin olması gerekirdi. Ancak, uzun yıllar boyunca ormanlar tahrip edilmiş, genç olmaları nedeniyle, zaten ince olan toprak tabakası erozyona uğramıştır. Buna ildeki iklimin olumsuz etkileri de eklenince, ormanlık alanlar çok azalmıştır. Erzincan ikliminin, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri arasında, kendine özgü nitelikleri vardır. Bu yönden il, çevre illerin sebze ve meyve bahçesi gibidir. BİTKİSEL ÜRETİM
2003 yılı sonu itibarıyla Erzincan ilinde 122.332 hektar alanda tarla ürünleri ekilmiş ve 43.650 hektar alan nadasa bırakılmıştır. Tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan alan ise 28.998 hektardır. 3.456 hektar alanda meyvecilik ve 4.266 hektar alanda da sebzecilik yapılmıştır. En çok ekimi yapılan ürünler buğday, arpa, çavdar, kuru fasülye, şeker pancarı ve yem bitkileridir. Meyvelerde zerdali, kayısı, üzüm, elma ve armut önemli yer tutar. Sebzelerde domates, salatalık, kavun, karpuz önemli ürünlerdir. Tarla Bitkileri : Hububat (buğday, arpa, çavdar), Yemeklik Baklagiller (kuru fasülye, nohut) Endüstri Bitkileri : Şeker pancarı, patates Yem Bitkileri : Yonca, fiğ, korunga,sorgunsudan otu, tritikale ve silajlık mısır Sebzecilik : Domates, soğan, taze fasülye, biber, lahana , kabak, kavun, karpuz Meyvecilik : Elma, armut, üzüm, zerdali, ayva, kayısı, erik, vişne, kiraz, şeftali, ceviz, dut Bazı Ürünlerin Ekim Alanları, Üretim Miktarları, Verimleri (2004)
MEYVECİLİK
Arkeolojik kültürel eserlere yansıdığı gibi, Erzincan Doğu Anadolu’da en eski çağlardan beri karasal iklimde yetişebilen meyvelerin yetiştirildiği önemli bir bölge olm Erzincan ovası başta olmak üzere, Üzümlü, Kemaliye ve Kemah ilçelerinde meyvecilik yapılmaktadır. Rakımı 1000 metreden fazla olan bu yerlerdeki mikroklima özelliği, yeni ürün tipleri ve aşılama ile meyve üretimine elverişli bir ortamı oluşturmaktadır. İlin ovalık kesimleri, kış aylarının sert ve kuru soğuğundan bir ölçüde korunmuş olup, yazları erken gelen ve uzun süren az sayıdaki bölgelerinden biridir. Bu nedenle çeşitli meyvelerin üretimine elverişli bir coğrafyadadır. İlimizde başta Elma,Armut,Kayısı,Kiraz,Vişne,Ceviz,Dut,Üzüm gibi meyvelerin üretimi yapılmaktadır.Son yıllarda İl Tarım Müdürlüğünce 40 bin adet bodur ve yarıbodur meyve fidanı üretici kuruluşlardan alınarak çiftçilerimize belirli ücret mukabili dağıtılmış olup, bunun üretimde etkisi ileriki yıllarda ilimizde hissedilecektir. Üretilen meyveler sofralık olanlar değerlendirildiği gibi,meyvesuyu, pestil,pekmez,reçel,kurutmalık v.b şekilde değerlendirilmektedir.H. Saraçoğlu’na göre, başka hiçbir yerde bulunmayan ve yalnız Erzincan ovasında yetişen değişik tat ve aromada 20’den fazla armut çeşidi bulunmaktadır. İlde bağcılık, Üzümlü, İliç, Kemaliye ve Kemah ilçelerinde yapılmaktadır.Üzümlü ilçemizle özdeşleşen ve adına festivaller yapılan kendine has tat ve aroması ile kaliteli bir sofralık üzüm çeşidi olan Karaerik (Cimin) üzümü iyi ambalaj ve pazarlama ile gerek iç ,gerekse yurt dışı piyasa koşullarını zorlayacak meyve çeşidimizdir.Ayrıca Çavuş Golat,Kabuğu Yufka,Öküzgözü,Hacıtesbihi gibi sofralık üzüm çeşitleride ilimizde yetiştirilmektedir.
Çekirdeksiz dut kurusuna Erzincan’da Çemiç adı verilmiş olup,Duttan sirke, pekmez ve pestil yapılır.İlimizde bazı vadi ve dere boylarında Fındık, Kemaliye ilçemizde Antepfıstığı, Sakız ve Menengiç,Badem ağaçları yetişmektedir. CİMİN ÜZÜMÜ
Ülke genelinde bir üne sahip olan bu üzüm çeşidi Erzincan İli Üzümlü ilçesi sınırları içerisinde yetişmektedir. Bölgenin toprak yapısı ve bu ziraatin uzun yıllardan beri özenle yapılması, çeşidin genetik yapısı ve çevre koşullarının uygunluğu göz önüne alındığında cimin üzümü olarak bilinen bu çeşidin mikroklima alanı olarak sadece Üzümlü ilçesi sınırları içerisinde yetiştirildiği ortaya çıkar. Bu üzüm çeşidi orta erkenci bir üzüm çeşidi olup, kendine has kabuk yapısı, tat ve aroması ve dane iriliği gibi özellikleri nedeniyle sofralık üzüm grubuna girer. Cimin üzümü gerek dane iriliği ve gerekse diğer sayılan özellikleri nedeni ile yetişen diğer üzüm çeşitlerinden farklılık arz eder. Literatürde geçen bu üzüm çeşidinin ülke genelinde tanınması nedeniyle Erzincan’ı ziyarete gelen gerek devlet adamları ve gerekse yerli turistler çoğunlukla bu ilçemizi ziyaret ederek bu üzümden tatmaktadırlar. Ayrıca bu ilçemizin lavaş ekmeği de meşhurdur. Zaten cimin üzümü de lavaş ekmeği ve tulum peyniri ile yenildiğinde değişik bir lezzet vermektedir. Cimin Üzümü Türk Patent Enstitüsü tarafından sertifika alarak Ülke genelinde sayılı ürünler arasında yerini almıştır. HAYVANCILIK
Erzincan tarımında hayvancılık ikincil ekonomik uğraştır. İl alanının yaklaşık %34’lük bir bölümü çayır ve meralardan oluşur. Hayvancılık daha çok koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine dayanır. Son zamanlarda büyükbaş hayvancılık çalışmalarında da bir artış söz konusudur. Bunu destekleyen faktörler; Hayvancılık ve Kooperatif faaliyetlerine verilen destekler ile yem bitkileri ekiliş alanlarındaki artışlardır. Hayvancılığın yaygın olduğu başlıca ilçelerimiz , Merkez, Tercan, Çayırlı ve Refahiye’dir. Erzincan doğal otlaklar bakımından oldukça zengindir. Munzur dağı üzerinde bulunan geniş otlaklar, Melan Yaylaları, Kemaliye ilçesindeki Sarıçiçek Yaylaları ve Refahiye ilçesindeki Çimen Yaylaları bitki örtüsü bakımından zengin olan doğal otlak alanlarıdır. Besicilik ve süt sığırcılığı 1970 yılından itibaren gelişmeye başlamıştır. Son yıllarda ilde hayvancılık sektörü yapılan yatırımlarla gelişmektedir. İldeki tarımsal işletmelerin kredilerle desteklenmesi ve hayvancılı alanında uygulanan sübvansiyonlar bu gelişmeyi tetiklemektedir. Özellikle 4342 sayılı Mera Kanunu’nun hayata geçirilmesi ve ilde en iyi şekilde uygulanması ve ülke genelinde ilk mera ıslah projesinin yapılması gibi bazı faktörlerde hayvancılık sektörünü olumlu yönde etkilemektedir.2005 yılındada Mera ıslah çalışmalarına titizlikle devam edilecektir. 2004 yılı sonu itibarıyla ilde 6.000 rakamına ulaşan suni tohumlama sayısı da ildeki hayvan ırklarının iyileştirilerek saf ırklara yakın ırkların elde edilmesiyle et ve süt üretiminde artış gözlenmektedir. Özellikle ildeki kooperatiflerin iyi çalışması ile hayvancılık sektöründeki bu gelişmeler umut vermektedir. 2003 yılı sonu itibarıyla il genelindeki süt üretimi 109.235 tona, et üretimi ise 1369 tona ulaşmış durumdadır. Yine yün, kıl ve yapağı üretimi de 385 tondur. 2003 yılı rakamlarıyla ilde 349.304 adet küçükbaş ve 97.657 adet büyükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. TAVUKÇULUK
Özel tavukçuluk işletmesi şeklinde yapılan tavukçuluk, her birinin kapasitesi 4.000 civarında olan 100 kadar broyler işletmesi ile yine kapasitesi 50.000 olan eski ve entegre olmuş bir broyler işletmesi bulunmakta, bunların dışında 2 adet yumurta işletmesi bulunmaktadır. Zaman zaman sekteye uğramasına rağmen 2004 yılından özel sektör tarafından yapılan yatırımlar bu sektörün eski günlerine dönmesini sağlamıştır. Üreticiler Erzincan Tavuk Yetiştiricileri Birliği kurularak faaliyetlerine devam etmektedirler. İlde 2003 yılı sonu itibarıyla 463.082 adet kümes hayvanı mevcut olup, yıllık yumurta üretimi ise 52.396.000 adettir. ARICILIK
Erzincan ve çevresi arıcılık için çok ideal bir ortama sahiptir. Yörenin özellikle geven ve kekik gibi bitkiler açısından zengin olması ve son yıllarda saf ırk ana arıların Tarım İl Müdürlüğü tarafından ildeki arıcılara dağıtılması ve arıcılık kurslarının açılmasıyla ülkenin en iyi kalitedeki balları Erzincan’da üretilmektedir. Ülkede üretilen balın yaklaşık %3’ü Erzincan’da üretilmektedir. Kovan başına üretimin arttığı ilde, toplam 77.640 kovanda 1384 ton bal üretimi gerçekleştirilmiştir. Zengin floraya sahip olan Erzincan İli ve ilçeleri gezginci arıcıların da uğrak noktası konumundadır. ERZİNCAN BALI
İlimiz florasının zengin olması ve çayır-mera alanlarının il genelinde geniş yer kaplaması nedeniyle arıcılık önemli bir uğraş alanı olmuştur. İlimizde üretilen Erzincan Balı; yörede arıcılık açısından önem arz eden bitkilerin gerek çeşit ve gerekse sayıca fazla olmaları, balda besin kalitesini artıran faktörlerden olan proteinlerin, enzimlerin, esterlerin, vitaminlerin, mineral maddelerin, asitlerin yoğun olması ve insan sağlığına zarar vermeyen meyve şekerlerinin yüksek düzeyde oluşu gibi sebeplerden dolayı önemli bir ayrıcalığa sahiptir. Bu sebeplerle Erzincan balı, gerek bölgemizde ve gerekse ülke genelinde tercih edilmektedir. ERZİNCAN TAVA LEBLEBİSİ
Erzincan adı ile birlikte anılan Erzincan Leblebisi, ilin önemli ekonomik ürünlerindendir. Kendine özgü tadı ile ünlenen Erzincan leblebisi kısaca şöyle yapılır: Nohutlar sulama kanalında sulanır. Büyük tavlama kazanında tavlandıktan sonra bir süre bekletilir. Bu bekletme süresi 20 ile 30 gün arasındadır. Beklemeden sonra, tavlama kazanında tavlanan nohutun malafak tavasında leblebi haline gelmesi sağlanır. Daha sonra kavurma makinesinde 140 derece ısıda 5 dakika kavrulan nohut leblebi halini almış olur. ERZİNCAN TULUM PEYNİRİ
Erzincan ekonomisinde önemli bir yeri oluşturan tulum peyniri, Türkiye çapında tanınmış peynir çeşitleri arasında yer alan ve çokça talep edilen bir üründür. Kendine özgü tadı ile diğer peynirlerden ayrılan tulum peynirinin yapımı da özen istemektedir. Süt ince tülbentten yapılan süzekten süzülerek, kaynatma derecesine gelinciye kadar ateşte ısıtılır. Isıtılan süte, peynir mayası katılır ve peynir kazanı kalın bir örtüyle sarılarak, mayalanmaya bırakılır. Mayalanan süt, süzeklere alınarak, yüksek bir yerden asılır ve suyun peynirden ayrılması sağlanır. Suyu süzülen peynir büyükçe iki taşın arasına konularak, kurumaya bırakılır. 2-3 gün sonra, kelle haline gelen peynirler tuzlanarak yoğrulur. Püre halini alan peynir, içi temizlenmiş deri veya bidona kuvvetlice basılır. Deri kalın bir iğne ile delinerek peynirin kalan suyu da akıtılır ve kurumaya bırakılır.Erzincan Tulum Peyniri de Cimin Üzümü gibi Türk Patent Enstitüsü tarafından sertifika alarak Ülke genelinde sayılı ürünler arasında yerini almıştır. ÇİFTÇİ EĞİTİMİ İLE YAPILAN ÇALIŞMALAR Erzincan Tarım İl Müdürlüğü, tarımsal üretimin yanında, tarım sektöründeki teknolojik gelişmeleri çiftçilere en kısa zamanda ulaştırmak, benimsetmek ve uygulamaya koymak amacıyla, basılı ve görsel kitle haberleşme araçları ve vasıtalarını kullanarak, kurslar düzenleyerek eğitim ve yayın faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Köy Merkezli Tarımsal Destek Projesi Projesi kapsamında ilimizde 11 adet tarım danışmanı istihdam edilmiştir. Bunlardan 9 tanesi ziraat mühendisi, 2 tanesi de veteriner hekimdir Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı arasında imzalanan 8 Ekim 2001 tarihli protokol çerçevesinde her yıl kurs planlamaları yapılmakta ve yapılan planlama doğrultusunda erbaş ve erlere yönelik ve muhtelif zirai konuları içeren bilgiler verilmektedir.Aynı zamanda İl Müdürlüğümüz Çiftçi Eğitimi ve Yayım Şube Müdürlüğü marifetiylede Çiftçilere yönelik ve muhtelif zirai konularda Eğitim ve Yayım çalışmalarıda yapılmaktadır. Bu kapsamda;Sebzecilik, seracılık, sırık domates yetiştiriciliği, konserve yapımı,hijyenik süt üretimi, toprak analizi, bahçe tesisi, teknik arıcılık, gübreler ve gübreleme tekniği, sığır yetiştiriciliği, kooperatifçilik, koyun ve keçicilik, tarımsal sulama, meyvecilik, su ürünleri, bağcılık, örtüaltı sebze yetiştiriciliği, zirai mücadele, çayır mera ve silaj yapımı, yem bitkileri konularında merkez ilçe ve köylerimizde 2004 yılı içinde 34 adet çiftçi eğitim kursu açılmıştır.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||